Lilya'ya mektup
Düşünceler asılıyor bu ülke de.
Bilim bir gece yarısı kabusu,
Teknik bir sonbahar yaprağı kadar umursanmıyor.
Empati bu ülkenin dağlarına hiç yağmamış bir kar.
Beyazlar ve onun geriye bıraktıkları resmedilmiyor.
Kışa, sonbahara şiirler yazılmıyor.
İnsan hiç duyulmayan bir nota,
Schubert'inkiler gibi birbiri arkasını o kadar iyi toplamıyor.
Beraber bir şarkı olmak yerine,
Tek düze bir ses olmak yeğleniyor.
Moskova kadar soğuk,
Londra kadar telaşlı,
New York City kadar kalabalık ve boş.
Burası tam da böyle bir ülke Lilya,
Göçmen bürolarından hallice bir mezarlık.
Ölmek için insan can atıyor.
Ama lavanta bahçeleri arasında koşan saçlarına ümit yaşıyor insan.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Blogger tarafından desteklenmektedir.
Multimedia Updates
Teşekkürler
Bizi takip edin.
0 yorum:
Yorum Gönder