Düşünürsün

Çocukluğumu hatırlarım hep. Önüme onlarca oyuncak dökülürdü de, "Oyna bunlarla denirdi."misafirliklerde. Ben aklımdakinden vazgeçmez, ne kanardım önümdekilere ne de çıkarıp atardım idealimi. Hayallerimdekini de gördüğümde yapışırdım annemin bacağına pazarın orta yerinde, aldırmadan gitmezdim istediğimi.

En büyük öğreticidir zaman. Takvimden her bir sayfayı kopardıkça insan kabullenmeyi de öğrenir, vazgeçmeyi de. Alternatifler karın doyurur, yaşatır, oyalar. Hedefler uzaklaştıkça birer nokta olur insanın gözünde. Zaman insanın en büyük düşmanı ya, bir de kendini kandırır. Özgür olduğunu, hissettiğini sanan birey, artık koşullara, kişilere göre konuşmaya başlar. İyiden iyiye kendini de buna alıştırır. Doğrusuna korkaklaşır, kendi hayatının seyircisi olur.

Geceler büyük yargıç, tokmağı elinde bekler. Yalanlarla girilmez yatağa, bir lunapark atlı karıncası gibi bir gidiyor bir gitmiyor gibi. En kötüsü de budur. İnsanın dileğine bile yabancı ama sahte bir biçimde yaşarken uyumak zorunda kalmasıdır her gece. Atlı karınca döner, durur, aynı yere gelir. Sen gittim sanarsın ama yer değiştirmezsin. Bir yaprak düşer takvimden, başka bir rakam yazar fakat aynı hayata uyanırsın. Unutur, oyalarsın kendini fakat bir an olsun düşünürsün hep. Farklı olamaz mıydı?

0 yorum:

Yorum Gönder

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.

Multimedia Updates

Teşekkürler

Bizi takip edin.