Küçük Bir Çocuk Gibiyim

Bir file sarılmaya çalışan küçük bir çocuk gibiyim hayatla. Veyahut ne kadar büyük elleri olsa da duvara dokundurduğu fırçanın ucu kadardır ya etkisi insanın, öyle hissediyorum daha çok bu aralar.

Büyük harflerle konuşuyor gibiyim. Anlaşılmıyorum. Pes edecekken bir umut ışığı görüyorum. Neler düşündük? Neler konuştuk? Cervantes'in Don Kişot'u oluveriyorum yel değirmenlerine. Bazen herkese hak verirsin ama aslında tam olarak kimseye vermemişsindir ya biraz daha çok öyleyim.

Belki de insan öğrendikçe daha az hak veriyordur kimselere diye düşünüyorum. Bu aslında şöyle oluyor: Önce bildiğinizi sandığınız şeyler hakkında sorular soruyorsunuz kendinize ve aldığınız cevapları bir kaç örnek temeline indirgeyip içselleştiriyorsunuz. Sonra gözlem alanınız olan yaşam boyunca bunun üzerinden yorumlar yapıp hak iddia ediyorsunuz. Aslında kendinizi gerçeğin zeminine hiç bir zaman oturtamadığınız için bakıp durduğunuz köşeden kendinize hak verilmesini bekliyorsunuz. Başlangıç parametreleri birbirine benzeyen insanlar benzer kanılara varırken, diğer taraftan bu tezin muhalifleri çıkıveriyor. Sonra savaş, kır, dök.

Gerçekten insanlar bu dünya üzerinde bir ideal yaşam şartları oluşturma heyecanını yüreğinde yaşatıyor mu? İnsan kendi maddi şartları üzerinde mi yoksa toplumun çıkarları üzerinde mi düşünüyor bu ideal yaşam formunu? İnsan bence tanrıya dua ederken bile önce kendini düşünüyor. Hep kendinin peşinde ama canı sıkılınca tanrıyla dertleşiyor.

0 yorum:

Yorum Gönder

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.

Multimedia Updates

Teşekkürler

Bizi takip edin.